Seidel Göz İşareti

Seidel göz işareti, gözdeki ön kamaradan sızan aköz hümörün varlığını ortaya koyan önemli bir klinik bulgudur. Bu test, ilk kez 1901 yılında Alman göz doktoru Ernst von Seidel tarafından tanımlanmıştır. Genellikle travmatik veya cerrahi perforasyonların tespiti amacıyla oftalmolojide uygulanır.

Testin Amacı ve Endikasyonları

Seidel testi, şu durumlarda gözdeki tam kat yaralanmaları veya aköz hümör sızıntılarını tespit etmek amacıyla kullanılır:

  • Şüpheli oküler travma (yırtılma, delinme, yabancı cisim)
  • Ameliyat sonrası yara yeri bütünlüğünün değerlendirilmesi
  • Kornea ülserleri veya incelmiş bölgelerde perforasyon şüphesi

Pozitif test, ön kamaradan sızan aköz hümörün varlığını ve buna bağlı korneal bütünlük kaybını gösterir.

Testin Uygulanışı

Göz kırpma sonrası floresan boyanın şelale gibi yıkanarak akması, ön kamaradan aköz hümör sızıntısını göstererek Seidel testinin pozitif olduğunu ortaya koyar.
Göz kırpma sonrası floresan boyanın şelale gibi yıkanarak akması, ön kamaradan aköz hümör sızıntısını göstererek Seidel göz testinin pozitif olduğunu ortaya koyar.

1. Floresin Uygulaması

  • Teste başlamadan önce, %10 oranında fluorescein içeren bir strip, konjunktival kese veya korneal yüzeye nazikçe temas ettirilerek boya uygulanır.
  • Bu boya, normal şartlarda göz yüzeyinde homojen bir şekilde yayılmaktadır.

2. Kobalt Mavi Işık ile Gözlem

  • Florescein uygulandıktan sonra, göz bir kobalt mavi filtre altında gözlemlenmektedir
  • Boya bu ışık altında yeşil renkte floresan olarak görünür hale gelir.

3. Bilinçli Göz Kırpma (Blicking)

  • Hastadan birkaç kez göz kırpması isteniliyor. Bu, ön kamara sıvısının potansiyel çıkış noktalarından sızmasını kolaylaştırır.
  • Gözyaşı ile seyrelen florescein, normalde homojen dağılırken; bir sızıntı varsa, boya “şelale” benzeri bir görüntüyle aşağı doğru akmaya başlar.

Pozitif Seidel Testi: Patofizyoloji

Pozitif bir Seidel işareti, korneada veya sklerada tam kat bir hasar olduğunu ve bu hasarın ön kamaradaki aköz hümorun dış ortama doğru sızmasına yol açtığını gösterir. Bu durumda:

  • Aköz hümör, florescein boyasını yerinden uzaklaştırır.
  • Ortaya çıkan görüntüde, boyanın parlak yeşilden silinmeye doğru değiştiği karakteristik bir “akıntı paterni” izlenmektedir.
  • Bu durum, gözdeki baraj görevi gören kornea tabakasının bütünlüğünü kaybettiğini ortaya koyar.

Bu test, küçük sızıntıların dahi tespit edilmesini sağlar ve özellikle göz içi basıncının düşük olduğu durumlarda bile etkili şekilde çalışır. Çoğu vakada hastanın göz kırpması yeterlidir; ancak gerekirse nazik bir temas sızıntının gözlemlenmesini kolaylaştırabilir.

Kontrendikasyonlar

Seidel testi bazı durumlarda uygulanmamalıdır. Özellikle:

  • Belirgin globe rüptürü (göz küresinin patlaması)
  • Tam kat göz kesisi olan açık yaralar
  • Fluorescein alerjisi veya hipersensitivitesi

Bu durumlarda test uygulamak, durumu daha da kötüleştirebilir veya komplikasyonlara yol açamaktadır.

Sonuç ve Tedavi Yaklaşımı

Pozitif Seidel testi, acil müdahale gerektiren bir duruma işaret eder. Gecikme, enfeksiyon riskini artırabilir ve göz içi yapılar zarar görmektedir. Tedavi seçenekleri:

  • Antibiyotikli göz damlaları
  • Kornea veya sklera onarımı için cerrahi girişim
  • Gerektiğinde göz içi basınç düzenleyici ilaçlar

Özetle, oküler travmaların ve cerrahi sonrası komplikasyonların tanısında kritik öneme sahip bir testtir. Basit bir işlemle gözün bütünlüğü hakkında değerli bilgiler sunar.

Özellikle acil servis ve oftalmoloji birimlerinde, doğru ve zamanında uygulanması, gözün korunması ve görme fonksiyonunun sürdürülebilmesi açısından hayati önem taşır.

Scroll to Top